Gül (Roza) Hastalığı Nedir, Nasıl Geçer? Belirtileri ve Tedavisi

Roza (Gül) hastalığı nasıl tedavi edilir, geçer, anlaşılır? Hastalığın belirtileri ve sebepleri nelerdir, nasıl oluşur? Bu hastalık bulaşıcı mıdır, kremi ve ilaçları nelerdir; lazer tedavisi işe yarıyor mu, bitkisel tedavisi var mı, İbrahim Saraçoğlu önerileri nelerdir?

Gül (Roza) Hastalığı Nedir, Nasıl Geçer? Belirtileri ve Tedavisi

Gül (roza) hastalığının ne olduğu, nasıl geçeceği, verdiği belirtiler ve nasıl tedavi edileceği bu hastalıkla mücadele eden kişiler tarafından oldukça detaylı bir şekilde araştırması yapılan bir başlık olarak göze çarpmaktadır. Bir cilt hastalığı olan ve “Rosacea” hastalığı da denilen gül hastalığı oldukça farklı belirti ve semptomlar içermektedir. Cilt hastalıkları arasında oldukça yaygındır. Cilt, vücutta kapladığı alan bakımından oldukça önemli bir konumda bulunurken bazı çeşitli sebeplerle olumsuz farklı reaksiyon verebildiği de görülmektedir. Ciltte meydana gelen en ufak bir sorun bile bir hayli önemli olumsuzluklara yaratmakta, stresten kirli hava koşullarına; güneşin zararlı etkilerinden soğuk havalara kadar birçok neden gül (roza) hastalığına davetiye çıkarmaktadır.

Gül Hastalığı Nedir?

Gül hastalığı nedir sorusu için spesifik bir cevap verilemese de rosacea (rozasea) olarak isimlendirilen ancak yaygın olarak bilinen adıyla gül hastalığı olarak isimlendirilen hastalık genellikle açık tenli kişileri etkilemekte, yüz bölgesinde ortaya çıkmasından dolayı da özellikle estetik anlamda sıkıntılı durumlara sebep olabilmektedir. Bu sıkıntılı durumların başında güven kaybı ve mutsuzluk gelirken hastalığın ilerleyen safhalarında hastaların yaşam kalitesinde de düşme gözlemlenmektedir. Madalyon hastalığı olarak da ifade edilebilen hastalık mutlaka bir uzmana başvurulması gereken bir cilt hastalığıdır.

Gül (Roza) Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Gül (roza) hastalığı cilt, özellikle yüzde meydana gelen diğer olumsuzluklar ile alakalı başta benzer belirtiler verirken hastalığın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkan belirtilerin daha da belirginleştiği görülmektedir. Temel anlamda gül (roza) hastalığı belirtileri;

  • Yüz damarlarında belirginleşme
  • Yüzde sivilce ve akne benzeri oluşumlar
  • Yüzde yanma
  • Yüzde kızarıklık
  • Yüzde batma hissi olarak göze çarpmaktadır.

Gül Hastalığının Ortaya Çıkış Nedenleri

Gül hastalığının ortaya çıkışıyla alakalı kesin olarak bir nedenden bahsedilemese de en çok görülen sebepler;

  • Güneşin zararlı etkileri
  • Ciltte bulunan bir parazit
  • Maytlar
  • Genetik sebepler, damarsal aşırı reaksiyon
  • Stres
  • Kortizonlu krem kullanımı
  • Mide hastalıkları
  • Alerjik dermatitler
  • Tansiyon problemleri
  • Seboreik egzema
  • Çevresel kirlilik faktörleri
  • Aşırı acı, baharatlı yiyecek tüketimi yanı sıra çay, kahve ve çikolata tüketiminin fazla olması
  • Sedef hastalığı
  • Güneş yanığı
  • Soğuk havalar olarak on adet başlık altında belirtilebilir.

Bu maddeler arasında uzmanlar tarafında hastalığın görülme sıklığını arttıran faktörler olarak ön plana çıkan stres, güneşin zararlı etkileri, soğuk havalar ve çevresel kirliliklere dikkat çekmektedir.

Gül (roza) Hastalığı İçin Dikkat Edilmesi Gereken Detaylar

Gül (roza) hastalığı yaşayan kimselerin periyodik olarak meydana gelen iyileşmelerle alakalı tedbiri elden bırakmamaları da önemli bir detay olarak göze çarpmaktadır. Öyle ki gül (roza) hastalığı zaman zaman hiçbir tedavi uygulamadan kendiliğinden kaybolsa bile asla tam olarak geçmemekte, ömür boyu dikkat edilmesi gereken bir hastalık olarak her an tetikte olması gereken bir olumsuzluk olarak düşünülmektedir. Aynı zamanda belirtileri gerilemek yerine daha da artan, buna ek olarak da gözle görülür kılcal damar genişlemesi yaşayan kişilerin bu yönde mutlaka bir uzmana başvurmaları da oldukça önemlidir.

Gül (Roza) Hastalığı Görülme Sıklığı

Gül hastalığı nedir nasıl olur sorusu yanında hastalığın görülme sıklığından da söz etmek gerekmektedir. Gül (roza) hastalığı genellikle kadınlarda ve yaşı 30 ile 60 arasında olan kişilerde görülürken, az ya çok belirtiler yaşamaksızın dünyada her üç kişiden birinde görüldüğü de ifade edilmektedir. Bazı bölgelerde hastalığın görülme sıklığı %60 oranına kadar çıkabilirken çok sıcak ya da soğuk havalarda çalışanlar, ailesel geçiş gösterenler ve açık tenli kişilerin hastalığa yakalanma oranının oldukça fazla olmasından da bahsetmek gerekmektedir. Hastalığın görülme sıklığıyla beraber gül (roza) hastalığını tetikleyen faktörler arasında ise aşırı miktarda çikolata, kahve ve çay tüketimi yanında baharatlı ve nispeten acı yiyeceklerin de fazla tüketilmesi de diğer bir detay olarak görülebilir.

Gül (Roza) Hastalığı Ortaya Çıkışı

Gül (roza) hastalığı belirtileri çok önceden ortaya çıkan ve “geliyorum diyen” bir hastalık değildir. Genellikle tetikleyici nedenlerin de etkisiyle bir anda ortaya çıkan gül (roza) hastalığı yüzdeki sivilce ve kızarıklıkların artmasıyla da bir üst evreye geçiş yapabilmektedir. Genelde gül hastalığı yüzün belirli bir bölgesinde başlayıp hızlı bir şekilde yüzün diğer bölgelerine de yayılırken, damardaki genişlemelerle birlikte sivilcemsi kızarıklıkların arttığı da göze çarpmaktadır.

Gül Hastalığı Birinci Evresi

Gül hastalığı ilk evresinde sadece yüzde değil, karın, göğüs ve sırtta döküntülerle de kendini belli edebilir. Ortaya çıkan lekeler öncelikle pembe renkte meydana gelirken, vücudun önve arka kısımlarında daha çok görülmektedir. İlk aşamada zerdeçalın faydaları göz ardı edilmeden tüketilmelidir. Hastalıkla mücadelede zerdeçal tüketimi çok önemlidir.

Gül (Roza) Hastalığı İkinci Ve Üçüncü Evresi

Gül hastalığı oldukça farklı yönde ilerleyen bir cilt hastalığıdır. Gül hastalığı ortaya çıkışı ardından kendiliğinden kaybolmadığı durumlarda hızla ikinci evreye geçiş yapmasıyla beraber, damarda genişlemelere eşlik eden sivilcemsi kızarıklıkların yanında kaşıntı ve yanma gibi problemlerin de görüldüğü bilinmektedir. Bu problemler ağırlıklı olarak burnun alt yarısında ve elmacık kemiklerinin üstünde görülmekte, hastalık üçüncü evreye ulaştığında ise burundaki yağ kanallarını genişlettiği için “rinofima” denilen burnun büyüyüp şekil değiştirmesi gibi durumlarla da karşılaşılması mümkündür. Hastalık sadece yüz bölgesinde görülen bir problem olmakla beraber hastalığın ikinci evresinden itibaren hastalığa perioralegzema ve seboerik dermatit gibi cilt hastalıklarının da eşlik edebildiği görülmektedir. Gül (roza) hastalığının şiddetini arttıran bu durum hastada migren atakları ve yüksek tansiyona da neden olabilmektedir.

Gül (Roza) Hastalığı Tedavisi Ve Korunma Yöntemleri

Gül hastalığı için kesin bir tedavi yönteminden bahsetmek mümkün değildir. Hastalık ortaya çıkışının ardından yıllar boyu kaybolup, ardından tekrarlanabilirken, tam düzelme sağlanamayan diğer cilt hastalıkları için ömür boyu korunma olgusunun gözetilmesi de oldukça önemlidir. Gül hastalığı tedavisi atak dönemlerinde ve hastalığın şiddetine göre uygulanabilirken lazer ve medikal teknoloji kullanılarak tedavi edilmeye çalışılan gül hastalığında sorun detayı ve kişinin cilt yapısına göre uygun jel ve kremlerden yararlanıldığı da görülmektedir. Bu noktada,

  • Hindistan cevizi yağı özellikle fazla hayvansal yağ tüketildiğinde şişmenin etkisinin azaltılması için oldukça önemlidir.
  • Kılcal daarların yoğun olarak dikkat çektiği evrelerde NDYAG, goldtoning ve pılsedye lazer (damar lazer) kullanımları hastaya oldukça önemli avantajlar sağlamaktadır. Önerilen seans ölçüsü 30 günde bir üç seanstır.
  • Tropikal kortizonlu krem ve alkol içeren toniklerden yaşamın her hattında uzak durulması oldukça önemlidir.
  • Yüze mezoterapi uygulanması cildin nem dengesinin sağlanmasına neden olurken, aynı zamanda kılcal damarların çatlaması da damar duvarlarının kuvvetlendirilmesiyle mümkün olabilmektedir.

Gül (Roza) Hastalığı Tedavisinde İhmal Edilmemesi Gerekenler

Gül hastalığı tedavisinde hastaların kendi kendilerine uygulayabilecekleri oldukça keskin önlemlerden de bahsetmek mümkündür. Gül hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçlar yanında,

  • Aloe Vera kullanımına ağırlık verilmesi
  • Düzenli aralıklarla cildin nemlendirilmesi
  • Sıcak yiyecek ve içeceklerden uzak durulması
  • En az 30 faktörlü, UVB ve UVA etkili kremlerle güneşten korunmanın sağlanması
  • Yaz aylarının yoğun olarak yaşandığı Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında daha yüksek faktörlü kremlerin tercih edilmesi
  • Belli aralıklara lazer tedavisi uygulanması gül hastalığı tedavisi için olmazsa olmazlar arasındadır.

Sağlık Uzmanı
Sağlık Uzmanı
Doktor, hekim veya tabip, tıp alanında çalışan profesyoneller, Hastalık, tanı, tedavi, güzellik, bitkisel tedavi ve ilaçlar hakkında bilgilendirme platformunda güncel ve faydalı içerikler sunuyor.
YAZARA AİT TÜM YAZILAR
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.